TOKAT'LI STK 'LAR
Faik Kafalı
kafalimedya@gmail.com
BU PANİK NİYE?
13/04/2020

BU PANİK NİYE?

Ecdadımız Orta Asya’dan göç ederken beraberinde birçok örf, adet ve geleneklerini getirmişler.

Anadolu ’yu Yurt edinen Türkler, Orta Asya ’da ki geleneklerini korumakla birlikte, Anadolu’da çok yeni yemek kültürüyle de karşılaşmışlar.

Yüzyıllar boyunca Anadolu’ da  yaşayan Türkler bu bölgeye hükmetmiş ve dolasıyla mutfağının çeşitlenmesinde  belirleyici olmuştur.

Selçuklu ve Osmanlı saraylarında yeni yeni geliştirilen lezzetlerle, Osmanlı’nın üç kıtaya hakim olmasıyla da Türk mutfağı böylece dünyaya açılmıştır.

Ve ardından dünyanın her yerindeki Türkler, bulundukları o yerlere kişisel ve kurumsal olarak Anadolu’nun muhteşem damak lezzeti olan, Türk mutfağında götürmüştür.

Türkler tarih boyunca düşmanlarıyla savaştığı kadar, doğal afet ve yokluklarla da mücadele ederek bu gün var olan bir millettir.

Bizler, bize ait olan değerlerimizi bilmezsek ve de korumaz isek, rotasını kaybetmiş gemi gibi ya kayalıklara çarparız ya da bir tufanda batar gideriz. Madem aynı gemide hep birlikte gidiyorsak, tufanlara karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz ve de etmek zorundayız.

Zaman değişiyor, ülkeler değişiyor, insanlar değişiyor ve  yabancı  ülkelerin  ülkemizde açmış olduğu hazır tüketim ve benzeri yemek firmaları sayesinde  Anadolu’nun muhteşem damak lezzeti unutulmak isteniyor.

Özellikle son 20-30 yılda kendi toprağımızdan çıkan ve mutfağımızda pişen ürünlerimiz farkında olmadan bir-bir yok olmaya başladı.

Üç tarafı denizlerle kaplı ve bir ucundan diğer ucuna kadar, kekik kokulu dağları ve “adam diksen yetişir” denilen sayısız engin verimli  ovaları olan bereketli Türkiye’de Anadolu da yaşamaktayız.

Yaşam koşullarını iyileştirmek  ve geçinmek için son 30-40 yılda köylerden şehirlere yoğun göç oldu.

Eskiden yaz tatillerde, dini ve resmi tatillerde çocuklarla beraber tatillerini geçirmek ve hasret gidermek için doğduğumuz köylere gidilirdi.

Son 15-20 yıldır ne yazık ki: yıllık izinleri, dini ve milli tatilleri de ‘’köylerde büyük anne büyük baba ve akrabalar’’ yanında değil,  denizi olan illerde geçirmekteler.

Deniz  suyunun, bilimsel olarak insan sağlına faydası mutlaka vardır. Lakin Bizler doğduğumuz illerdeki toprakları unutur olduk. Toprakları unutmanın yanında bizi biz yapan değerlerden uzaklaşmış olduk?

Ne oldu bize de hazır tüketim toplumu hale geldik?

 ‘’CORANA VİRÜSÜ COVİD-19’’  nedeniyle 10 Nisan 2020 Cuma günü akşamı İçişleri Bakanlığının 31 ilde iki günlük sokağa çıkma yasağı uygulamasıyla,  başta Ankara ve diğer illerde yaşayan halkımız  panik içerisinde marketlere hücum etti.

Türkler  Orta Asya’da bulundukları süre içinde etleri, süt ürünlerini, meyveleri ve sebzeleri kurutarak muhafaza etmişler; bu kültürü göç sırasında Anadolu’ya taşımışlardır. Günümüzde sanayi ve G.D.O  ile değişmiş ürünler yerine. Kendi bahçemizden çocuklarımız ile  topladığımız organik yiyeceklerin kurutulması, konserve yapılması, dondurulması ve derin dondurucularda muhafaza etmek suretiyle yapılsaydı. Gece yarısı marketlerde sıraya girilmemiş olunurdu. Demek ki Türkler maalesef;  her yıl kışlık yiyeceklerini yazdan kurutarak ve benzeri saklama alışkanlığından nerede ise vazgeçmiştir. 

Çocuklarımızı üzüm bağına, domates tarlasına, meyve bahçesine götürebilseydik,  çocuklarımız ninesiyle beraber tavuklardan yumurta alsaydı ve çayırlıklarda kuzuyu kovalasaydı, inanıyorum ki  bu  iki günlük evde kalmamız  için bu kadar panik olmazdı.

 11 Marttan beri; ‘’CORANA VİRÜSÜ COVİD-19’’  nedeniyle bu günler geçene kadar, uyarıları göz ardı etmeyelim dedik, dediler, peki de yasak ilan edildiği akşam ne oldu?

Ne sosyal mesafe kaldı, ne dışarı çıkma yasakları, itiş kakış kuyruklara, yumruklar eklendi… Bu ekilen mikrobun 14 gün sonrasındaki felakati şimdi kim tahmin edebiliyor?

Canla başla çalışan doktorlar, hemşireler  ve sağlık çalışanları çocuklarını, eşlerini uzaktan sosyal medyada görürken, hastalarımız iyileşsin diye onlar canlarını bile verirken oldu mu şimdi?

İki gün oruç tutsak ne olurdu? Evde canım sıkıldı deme lüksüne sahip değiliz. Lütfen evde kalın!!!   Durum sanıldığından da daha çok ciddi!!!

(Acil ihtiyaçlar dışında yetkileri meşgul etmeyin )Lütfen dışarı çıkmayın... #EvdeKalTürkiyem   Faik KAFALI

 



382 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

GAYRİMENKUL UZMANI GÖZÜYLE TÜRKİYE’DE EMLAK SEKTÖRÜ VE… - 05/02/2020
Son on yıldır, Türkiye’de gayrimenkul sektörü, ülkemizin yerel ve küresel ekonomisinin gelişmesindeki lokomotiflerden önemli biri olmuştur. Bu sektör, yatırım amaçlı olmasından dolayı her kesim için, şartlar ne olursa olsun her zaman gözdedir.
TOKAT’LI KINALI ALİ - 20/04/2019
Vatan savunmasında ölenlerin asla ölmediğine inanan her defasında “şehitler ölmez vatan bölünmez” diyerek Allah’ın şehitlerimizi, suçsuz-günahsızlar katına aldığı bir yüce dine inanan Müslüman Türk Milletiyiz. Millet olarak bin yıldan beri ecdadımız